OKUL MÜDÜRÜ RAHMİ ÖZYİĞİT’İN 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI KONUŞMASI
Cumhuriyet’le ilgili ödevlerin tamamlanması görevinin sahibi;
Değerli öğretmen arkadaşlarım.
Dünya çapında ümitlerin sığındığı son gönüller ecdadın hayallerini süslediği,henüz açmamış gonca güllerken,ülkesi için uğrunda yaşayıp uğrunda öldüğü bugün ışıl ışıl bakan gözlerinde bütün bir alemin fecrini gördüğü umudumuz.
Atatürk ‘ün “En büyük eserim ”dediği Cumhuriyet’in gerçek sahipleri,yarınlarımız sevgili gençler.
Ve ey yeryüzüne irfan adalet ve medeniyet getirsin diye daha düne kadar tarihin büyük düğümlerini eteklerinde bağlayıp çözüldüğü atının üzengisini öpmenin şeref sayıldığı büyük milletimin çocukları,
Bugün burada bu güzel günde koca tarihin ve şu gökkubbenin şahitliğinde büyük imparatorluğun temellerinin atılışına şahit olmuş.Bursa’nın şahitliğinde,Osman Gazilerin,Orhan Gazilerin,Demirtaş Paşaların,Somuncu Babaların,Emir Sultanların şahitliğinde Bursa’mızın en son şehidi Samet Saraç’ın şahitliğinde,
Yastığı mezar taşı,yorganı kar olanların şahitliğinde,
Ceddimin ve başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere son devletimizi kuranların huzurunda,
Devletimizin en büyük bayramını kutlamak için toplandık.
Yıllar önce sabrımızı,gücümüzü,azmimizi gösterdiğimiz,düşmana bu gün birliğimizi
Dirliğimizi ve sabrımızla irademizi göstermek için toplandık.
Devleti ve Cumhuriyeti kuranlara şimdi toprağın altında ya da üstünde olanlara şükran hislerimizi ifade etmek için toplandık.
Cumhuriyetimizin 85.yılını kutlamak için toplandık.Bayramımız hepimize kutlu olsun.
Bugün memleket toprağına, meydan meydan Cumhuriyet mühüterini vurduğumuz gündür.
Peki bugüne nereden geldik?
Sevgili Gençler,sizleri düşünce bazında,tarihin tozlu sayfaları arasından 85 yıl öncesine ”Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın” diye nitelendirilen adeta tarihe sığmayacak kadar seçkin kişilerin yasadığı döneme götürmek istiyorum.
Yıl 1923,29 Ekim 1923…Bir millet düşünün ki büyük bir millet,soylu bir millet,yabancıların hastalanmış dedikleri yorgun düşmüş bir millet…
Gerçi nasıl yorgun düşmesin ki…
Şairin,
“Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin” diyerek dinlendiği,Atatürk’ün ”Size savaşmayı değil,ölmeyi emrediyorum” diyerek koca bir savaşı tarif ettiği Çanakkale’de 250 bin neferini vatan uğruna şehit veren bir millet nasıl yorgun düşmesin ki;Topraklarının dört bir tarafı işgal edilmiş ve aynı anda 7 düvele karşı bağımsızlık mücadelesi veren bir millet nasıl yorgun düşmesin ki,fakat bu yorgun millet kendi bağrından çıkardığı Mehmetçik ile ve işte tam burada Maraş’ta,Antep’te,Urfa’da Ege’de,Afyon’da,Akdeniz’de ve yurdun 4 bir yanında düşmana karşı kazandığı zaferlerle vatanı kurtarmıştır.Ve adeta Atatürk’ün önderliğinde bu büyük zaferi taşlandırırcasına 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edilmiş ve Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur.
Cumhuriyet kısaca halkın yönetimi demektir.Buna göre bir azınlığın yönetimi olan Monarşi der ve sosyal bir azınlığın yönetimi olan Aristokrasiden farklı olarak çoğunluğu esas alan halka ait olan yönetim şeklidir.
Cumhuriyet yüksek ahlaki moral değerlerinin ön planda geldiği bir siyasi rejimdir.Bu ilkesi de Atatürk’ün sözlerinde şöyle ifadesini bulur.
Cumhuriyet yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir.
Cumhuriyet fazilettir.Cumhuriyet idaresi;faziletli ve namuslu insanlar rejimidir.
Büyük önder Atatürk’ün gösterdiği hedef açısından yapacak çok şeyimiz var.
Atatürk’ün “Cumhuriyeti fikren,ilmen,bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister”
Diye tanımladığı gerekli şartları yeterli miktarda sağladığımız söylenemez.
Çocuklarımızı kucaklayan umut dolu projeleri hayata geçirdiğimiz söylenemez.
Birlikte yaşamak,biz duygusunu iliklerimize kadar hissetmek için güzel zeminler oluşturabildiğimiz söylenemez.
Bugün tarih yepyeni oluşumlara gebedir. Yepyeni aksiyonların zembereği kurulmaktadır.
Tarihin bugün dönümü çağında,birliğimizi,dirliğimizi,askımızı,saadetimizi çekemeyen şer güçler semalarımızı,Cumhuriyetimizi,o berrak görünümünü bozmak için uğraşıyorlar.Bizi bize düşürmek için elinden geleni artlarına koymuyor çağdaş bir toplum olma yolundaki koşumuza çelmeler takmak istiyorlar.
Dağ başı yine dumanlıdır.Aslan payına yine aslan olmayanlar taliptir…
Hiçbir muhasebe bizi ümitsizliğe sevk etmemelidir.Atatürk ve çalışma arkadaşlarını yaptıkları gibi bizim her zaman hamle yapma gücümüz vardır.
Türk milletinin hak ettiği yegane yönetim şekli Cumhuriyet’tir.Bizim kimsenin kedisinde gözümüz yoktur.Kediler onlarda kalsın.Ama istersek ve gerekli görürsek köpekleri sürüyü sürüye de alırız.Paket olarak dalmasının biliriz.
Birlik ve beraberlik içerisinde,sevgi ve saygı çerçevesinde kendi değerlerimizin önemini bilerek çalışalım.Kendimizi küçük görmekten kurtulalım.
Mehmet Akif’in “Top bile sindiremez”dediği bu topluluk bu gençlik ülkemizin,birliğimizin ve Cumhuriyetimizin teminatıdır.
Sevgili Gençler;
Büyük önder Atatürk Türk Gençliğine”Cumhuriyet’i biz kurduk ve onu koruyacak ve yüceltecek olan sizlersiniz.”deme suretiyle size olan güvenini göstermiştir.
Atatürk’ün emaneti olan Türkiye Cumhuriyet’ini canınız gibi sahip çıkıp koruyacağınıza yüceltip geliştirmek için de sürekli çaba harcayacağınıza içtenlikle inanıyorum.
Ülkemizin geleceği ve güvencesi olan sizler,büyük önder Atatürk’ün Cumhuriyeti kurarak sağlam temeller üzerine oturttuğu ülkemizi onun gösterdiği hedef doğrultusunda,Dünyanın en gelişmiş ülkeleri düzeyine çıkarabilmek için,azim ve kararlılıkla çalışmalısınız.
Değerli Gençler,Türkiye Cumhuriyetini laik,demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu unutmamalısınız.Yaşamınız boyuna çatışma yerine uzlaşmayı,kavga yerine hoşgörüyü ve paylaşmayı benimsediğiniz,başkasını düşüncesine saygı gösterdiğiniz sürece başarıya ulaşabilir.Ve kendi öz güvenini de kazanabilirsiniz.Yaşamınızın her safhasında Türkiye Cumhuriyetine,Cumhuriyetin kurumlarına ve Cumhuriyetin temel niteliklerine sahip çıkma mücadelenizi verirken, milletimizin birlik ve beraberliğini bozacak unsurlara karsı daima uyanık ve dikkatli olmalısınız.Cumhuriyet geçleri olarak sizlere güveniyoruz.
Sizlerinde milletimizin bu güvenini, yaşamınız boyunca sarsmayacağınıza içtenlikle inanıyorum.Değerli öğretmen arkadaşlarım,Gençler,Türkiye Cumhuriyetini kurulusunun 85.yılını bu duygularla içtenlikle kutluyor.Cumhuriyet çoşkusunun yaşamınız boyunca sürmesini diliyor ve hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.